• Ofis
  • İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi Teknopark İzmir, İYTE Kampüsü No: 9, 35430 Urla İzmir / TÜRKİYE
Stanene

Günümüzün aktif araştırma alanlarından biri iki boyutlu malzemeler. Bu malzemelerin yapısı kristalli katılarınkine benzer. Ancak sıradan kristalli katılar gibi üç boyutlu değil, iki boyutludurlar. İçinde bulunduğumuz uzay üç boyutludur. Atomların bir araya gelmesiyle oluşan katılar, sıvılar ve gazlar bu uzayda bir hacim kaplar. Günümüzün aktif araştırma alanlarından biriyse iki boyutlu ya da bir diğer adıyla tek katmanlı malzemeler.

Bu malzemelerin yapısı kristalli katılarınkine benzer. Ancak sıradan kristalli katılar gibi üç boyutlu değil, iki boyutludurlar. Kristalli katılarda atomlar uzayda bir hacim kaplayan üç boyutlu, düzenli bir yapı oluşturur. Malzeme çok katmanlıdır ve farklı katmanlar arasında güçlü ya da zayıf bağlar vardır. Örneğin karbon atomlarının bir araya gelmesiyle oluşan elmas ve grafit üç boyutlu kristalli katıların örnekleridir. Hayli yumuşak bir yapısı olan grafitteki karbon atomları, katmanlar içinde birbirlerine altıgen oluşturacak biçiminde bağlanır.

Malzemenin yumuşak olmasının sebebi farklı katmanlar arasındaki bağların zayıf olmasıdır. Doğadaki en sert malzemelerden biri olan elmastaysa bir katmandaki karbon atomları altındaki ve üstündeki katmanlarda yer alan en yakın dört komşusuyla güçlü bağlar kurar. İki boyutlu malzemelerde de düzenli bir yapı vardır. Ancak bu malzemelerde atomlar tek bir katmanın içinde yer alır. Aralarında güçlü ya da zayıf bağlar olan farklı katmanlar yoktur. Örneğin karbon atomlarından oluşan grafen gibi.

Bugüne kadar kuramsal yöntemlerle 700 civarında tek katmanlı malzemenin kararlı olduğu tahmin edildi. Bu malzemelerin bir kısmı da sentezlendi. Tek katmanlı malzemelerin laboratuvar ortamında elde edilen ilk örneği grafendi.

AndreGeim ve Konstantin Novoselov, 2004 yılında yapışkan bir bant kullanarak grafitten bir katman koparmış ve daha sonra bu katmanı bir silisyum plakanın üzerine aktarmışlardı. Geim ve Novoselovgrafen üzerinde yaptıkları çığır açıcı çalışmalar sebebiyle 2010 yılında Nobel Fizik Ödülü’yle onurlandırıldılar. Laboratuvar ortamında elde edilmiş tek katmanlı malzemelerin diğer örnekleri arasında bor atomlarından oluşan borofen, germanyum atomlarından oluşan germanen ve bizmut atomlarından oluşan bizmuten sayılabilir. İki boyutlu bileşikler de vardır. Örneğin n çok büyük bir sayı olmak üzere, (CH)n kimyasal formülüne sahip grafan, karbon ve hidrojen atomlarından oluşan bir bileşiktir.

Günümüzde iki boyutlu malzemelerden büyük ölçekte yararlanıldığı söylenemez. Ancak pek çok iki boyutlu malzeme üzerine araştırmalar yapılıyor ve sanayi ile teknolojide büyük bir potansiyele sahip oldukları düşünülüyor. Örneğin üzerine en çok çalışma yapılan iki boyutlu malzeme olan grafen, aynı ağırlıktaki pek çok çelikten yüzlerce kat daha güçlüdür. Ayrıca bilinen en yüksek termal ve elektriksel iletkenliğe sahip malzeme de grafendir.

Taşıyabildiği akım yoğunluğu bakırın taşıyabildiğinin bir milyon katı kadardır. Kalay atomlarından oluşan stanen, kuramsal olarak kararlı olduğu tahmin edilmiş ancak henüz sentezlenememiş tek katmanlı malzemelerden biridir. Stanenin topolojik yalıtkan olarak sınıflandırılan (gövdeleri yalıtkan, kenarları iletken olan) malzemelerin bir örneği olduğu düşünülüyor. Ayrıca stanen tahminlere göre NOx, COx gibi hava kirliliğine neden olan maddeleri yakalayıp ayrıştırabilecek kapasiteye de sahip. Grafen ve stanen dışındaki diğer birçok tek katmanlı malzemenin de yarı iletken cihazlardan güneş gözelerine ve su arıtıcılara kadar pek çok teknolojide yararlı olacağı düşünülüyor.

Bugün için iki boyutlu malzemelerin kullanım alanlarını sınırlandıran en önemli etkenlerden biri, üç boyutlu malzemelerle birlikte kullanılmalarının zorluğu. Kalay, periyodik cetvelde atom numarası 50 olan elementtir. Simgesi Sn olup Latince stannum dan gelir. Gümüşümsü gri renktedir. Havada kolaylıkla okside olmaz, korozyona karşı dirençlidir. Bu özelliğinden ötürü diğer metallerin (korozyondan korumak amacıyla) kaplanmasında kullanılır. Tarihçesi MÖ 3000 yıllarına dayanır. Antik Mısır'da ve Mezopotamya'da bronz alaşımında kalay kullanılmıştır. Kalayın alfa-kalay ve beta-kalay olmak üzere başlıca iki allotropu vardır. Düşük sıcaklıklardagri, alfa-kalay kararlıolup, silisyum ve germanyuma benzeyen kübik kristal yapıdadır. 13,2 °C’nin üzerinde ısıtıldığında beyaz veya beta-kalaya dönüşür.

Beyaz kalay tetragonal kristalin yapıdadır. Soğutulduğunda yavaşça gri formuna dönüşür ki bu durum kalay hastalığı olarak bilinir. Bu dönüşüm, aluminyum ve çinko gibi empüritelerin (safsızlıkların) varlığından etkilenir ve antimon veya bizmut ilavesiyle önlenebilir. Bu element, yer kabuğundaki magmatik kayalarda yaklaşık %0,001 oranında bulunur. Bolluğu kobalt, nikel, bakır, seryum ve kurşun gibi teknik olarak yararlı elementlerle aynı büyüklüktedir ve esasen azot bolluğuna eşittir. Kozmosta, 1×106 silikon atomu başına 1.33 kalay atomu vardır; bu, kabaca niyobyum, rutenyum, neodim veya platininkine eşit bir bolluktur.

Kozmik olarak kalay, nötron emiliminin bir ürünüdür. Kalay, doğal metal olarak, ticari öneme sahip tek kalay minerali olan kasiterittestanik oksit, SnO2 olarak bulunur. Metal, kassiteritte, eritme fırınlarında kömür veya kok ile indirgenerek elde edilir. Başlıca kaynağı, ortalama %0.01 kalay içeren alüvyal birikintilerdir. Kalay'ın birçok kullanım alanı vardır. Cila gerektirir ve kalay kaplı çelikten yapılmış teneke kutularda olduğu gibi korozyonu önlemek için diğer metalleri kaplayarak kullanılır. Süper iletken mıknatıslar için bir niyobyum-kalay alaşımı kullanılır.

Çoğu pencere camı, düz bir yüzey oluşturmak için erimiş camın erimiş kalay üzerine yüzdürülmesiyle yapılır. Cama püskürtülen kalay tuzları, elektriksel olarak iletken kaplamalar üretmek için kullanılır. Bazı kalay bileşikleri, midyeleri önlemek için gemiler ve tekneler için kirlenme önleyici boya olarak kullanılmıştır. Bununla birlikte, düşük seviyelerde bile, bu bileşikler deniz yaşamı, özellikle istiridye için ölümcüldür. Artık çoğu ülkede kullanımı yasaklanmıştır ancak stanen yapılar bu zararların önüne geçmekle birlikte katma değeri yüksek, ileri teknolojik bir ürün olarak gündeme gelmektedir.